Bir acenteye 'ayda kaç teklif veriyorsunuz' diye sorun — yaklaşık bir rakam alırsınız. 'Kaçı poliçeye döndü' diye sorun — cevap çoğunlukla 'valla epeyce'dir. Oysa bu iki sayının oranı, acentenin en önemli göstergesidir: dönüşüm oranı.
Dönüşüm neden ölçülmeli? Çünkü ölçmeden yönetilmez. Hangi branşta teklifler satışa dönüyor, hangisinde müşteri fiyat alıp kayboluyor? Hangi personel teklifle satışı bağlıyor, hangisi teklifte bırakıyor? Hangi şirketin fiyatı portföyünüzde tutuyor? Bu soruların cevabı olmadan yapılan her plan, tahmindir.

Elle ölçmek pratikte imkânsızdır — teklif bir deftere, poliçe başka programa yazılıyorsa ikisini eşleştirmek kimsenin işi olmaz. Çözüm, teklifle poliçenin aynı sistemde yaşamasıdır: AcenteOn'de poliçe, teklifin üstüne kurulur; dönüşüm bağı kendiliğinden oluşur. Üretim raporu, personel ve branş bazında dönüşümü hazır getirir.
Küçük bir hedef önerisi: bu ayki dönüşüm oranınızı öğrenin — sadece öğrenin. Gelecek ay aynı rakama bir daha bakın. Ölçülen şeyin kendiliğinden iyileştiğini görmek, yönetimin en eski sırrıdır.
Tüm yazılar
